Hobi Malzemesi Arayan Müşteri, Stok Bilgisi Olmayan Mağazaya Gitmeden Önce İki Kez Düşünür — yazı içeriği
Bir müşteri, örgü işi için belirli bir marka ipliğin belirli bir rengini arıyor. Sizin mağazanızın o markayı sattığını biliyor ama elindeki rengin stokta olup olmadığını bilmiyor; arabaya binip yarım saat sürüp gelmek yerine önce telefonu açıp arıyor, kimse cevap vermeyince başka bir mağazayı arıyor. El sanatları ve hobi malzemeleri satan mağazalar için bu sahne, günde defalarca tekrarlanan sessiz bir kayıp.
Sorun genelde ürün kalitesi ya da çeşit azlığı değil, tam tersine çeşidin çok fazla olması ve bu çeşitliliğin hiçbir yerde düzenli görünmemesi. Raflarınızda bulunan yüzlerce kalem, dükkânın dışından bakıldığında görünmez olduğu için müşteri elindeki bilgiyle karar veremiyor. Aşağıdaki dört başlık, müşterinin mağazanıza gelmeden önce nerede tereddüt ettiğini ve bunun nasıl giderilebileceğini gösteriyor.
1. Aradığınız malzemenin stokta olup olmadığını öğrenmenin tek yolu dükkâna gitmek
Dikiş ipliğinden akrilik boyaya, örgü şişesinden mum yapım malzemesine kadar yüzlerce kalem taşıyan bir mağazada, belirli bir ürünün belirli bir renginin ya da ebadının o an stokta olup olmadığını müşteri önceden bilemiyor. Telefonla sorduğunda hat meşgulse ya da kimse cevap vermezse, müşteri riske girmeyip başka bir mağazaya yöneliyor; özellikle bir projeye yarım kalan malzemeyi tamamlamak için gelen müşteri, boşuna yol yapmak istemiyor.
Bunu nasıl anlarsınız: Bir gün boyunca gelen "X var mı" telefonlarını ve mağazaya gelip aradığı ürünü bulamadan çıkan müşteri sayısını not edin. Bu sayı günde birkaç kişiyi geçiyorsa, stok bilgisine önceden ulaşamamak gerçek bir satış kaybı yaratıyor demektir; boşuna gelen müşteri genelde bir daha aramadan başka bir mağazaya alışıyor.
Nasıl düzeltirsiniz: Ürünlerin kategori ve stok durumunun görüldüğü bir online katalog, müşterinin gelmeden önce "var mı" sorusuna kendi kendine cevap vermesini sağlar. E-ticaret sitesi yazılımı hizmeti, stok takibini ürün listesiyle birlikte güncel tutacak şekilde kuruluyor.
2. Yüzlerce ürün tek bir vitrin fotoğrafında kayboluyor, kategori yok
Dikiş, boyama, örgü, mum ve sabun yapımı gibi birbirinden farklı hobi gruplarına hitap eden bir mağazada, tüm ürünleri tek bir "mağazamızdan kareler" paylaşımında göstermek, hiçbir grubu gerçekten temsil etmiyor. Örgü malzemesi arayan müşteri, boyama setleri arasında kaybolmak istemiyor; her hobi grubunun kendi müşterisi ve kendi arama alışkanlığı var.
Bunu nasıl anlarsınız: Sosyal medya hesabınızda ya da varsa web sitenizde, sadece "örgü malzemeleri" başlığı altında toplanmış bir liste var mı, kontrol edin. Yoksa müşteri her seferinde tüm içeriği taramak zorunda kalıyor demektir; bu da çoğu zaman aramaktan vazgeçip başka bir yere yönelmesiyle sonuçlanıyor.
Nasıl düzeltirsiniz: Ürünleri hobi türüne göre net kategorilere ayıran bir katalog sayfası kurun; her kategori kendi alt başlıklarıyla (iplik kalınlığı, boya türü gibi) listelensin. Bu yapıyı taşıyacak bir kurumsal web sitesi, mağazanızın tüm ürün gruplarını tek çatı altında düzenli tutar.
3. Google'da mağaza adınız değil, aradıkları ürün adı önemli, orada görünmüyorsunuz
Müşteri çoğu zaman mağazanızın adını değil, sattığınız spesifik ürünü aratıyor: "amigurumi ipi nerede satılır", belirli bir boya markası ve şehir adı gibi. Bu aramalarda çıkmıyorsanız, mağazanızı hiç bilmeyen ama tam da sizin sattığınız ürünü arayan müşteriyi kaçırıyorsunuz demektir.
Bunu nasıl anlarsınız: Gizli sekmede, kendi mağaza adınızı değil, sattığınız birkaç spesifik ürünü ve şehrinizi birlikte arayın. Sonuçlarda kendi siteniz çıkmıyor, sadece büyük zincir mağazalar görünüyorsa, bu arama trafiğinden pay alamıyorsunuz.
Nasıl düzeltirsiniz: Ürün sayfalarında marka ve ürün adını, kategori adını ve şehrinizi doğal cümlelerle geçirmek, bu tür aramalarda görünürlüğü artırır. SEO hizmeti, ürün bazlı aramalarda görünürlüğü artıracak içerik ve teknik düzenlemeleri birlikte yürütüyor.
4. Kurs ve atölye duyuruları sadece dükkân panosunda ya da tek seferlik bir hikâyede kalıyor
Örgü ya da mum yapımı atölyesi düzenlediğinizde, duyuru genelde vitrine asılan bir kağıt ya da 24 saat sonra kaybolan bir Instagram hikâyesiyle sınırlı kalıyor. Bu da düzenli müşterinizin dışında kimsenin atölyeden haberdar olmamasına yol açıyor.
Bunu nasıl anlarsınız: Son atölyenize kaç kişi katıldı ve bu kişilerin kaçı daha önce mağazanızı hiç bilmiyordu, düşünün. Katılımcıların neredeyse tamamı zaten tanıdığınız müşterilerse, duyuru mağaza dışına çıkmıyor demektir.
Nasıl düzeltirsiniz: Sitenizde kalıcı bir kurs takvimi ve online kayıt alanı oluşturmak, duyurunun 24 saatte kaybolmasını önler ve arama motorlarında da bulunabilir hale getirir. E-ticaret sitesi altyapısı, ürün satışıyla birlikte bu tür kurs kayıt formlarını da aynı sistemde tutabiliyor.
Şimdi ne yapmalısınız
Ürün çeşitliliğiniz aslında bir avantaj; sorun bu çeşitliliğin dükkânın dışından görülememesi. Yukarıdaki dört maddeden hangisi sizi en çok tarif ediyorsa, önce oradan başlamak, hem telefon trafiğinizi hem de dükkâna boşa gelen müşteri sayısını azaltır.
Mevcut ürün kategorilerinizi, stok takip alışkanlığınızı ve en çok hangi ürünler için telefon aldığınızı birlikte gözden geçirip, önce hangi kategoriyle başlamanız gerektiğine dair somut bir yol haritası çıkarabiliriz.
Sıkça Sorulan Sorular
Küçük bir hobi malzemeleri dükkanı için online katalog gerçekten gerekli mi?
Ürün çeşidiniz belirli bir sayının üzerindeyse ve müşterileriniz sık sık telefonla "stokta var mı" diye soruyorsa, evet gereklidir. Katalog, en çok sorulan sorulara mağaza kapalıyken bile cevap verir ve boşa gelen müşteri sayısını azaltır.
Stok durumunu sitede göstermek teknik olarak zor mu?
Ürün sayısı çoksa başlangıçta biraz zaman alır, ama bir kez kategoriler ve stok alanları kurulduktan sonra güncelleme günlük rutin haline gelir. Öncelikle en çok sorulan ürün gruplarıyla başlamak, süreci daha yönetilebilir kılar.
Kurs ve atölye duyurularını nasıl daha görünür yapabilirim?
Duyuruyu sadece sosyal medya hikâyesinde değil, sitenizde kalıcı bir sayfada tutup oradan online kayıt almak, hem daha uzun süre görünür kalmasını hem de arama motorlarında bulunabilmesini sağlar. Geçmiş atölyelerin fotoğraflarını da bu sayfada tutmak yeni katılımcılara güven verir.
Ürün sayfalarında marka adı kullanmak SEO'ya nasıl yardımcı olur?
Müşteriler çoğu zaman genel bir kategori yerine tam olarak aradıkları marka ve ürün adını aratır. Ürün sayfalarında bu isimleri doğal şekilde kullanmak, arama motorlarının sayfanızı o spesifik arama için daha ilgili bulmasını sağlar ve mağaza dışından yeni müşteri getirir.