Kitabın Sizde Olup Olmadığını Bilmeyen Okur, Önce Online Mağazadan Sipariş Veriyor — post content
Akşam saat on birde, uzun zamandır aradığı bir kitabı nihayet bulmuş bir okur var. Elinde kitabın adı, aklında da mahallesindeki bağımsız kitapçı. Ama telefonundan kitapçının adını arattığında karşısına çıkan sayfada ne bir stok bilgisi ne de bir "Rezerve Et" butonu görüyor; sadece adres ve çalışma saatleri yazıyor. İki saniye sonra aynı kitabı büyük bir online mağazada arıyor, sepete atıyor, kapıda ödeme seçeneğini işaretliyor. Ertesi gün kitap kapıda; mahalledeki kitapçının haberi bile olmuyor.
Bağımsız bir kitapçının büyük online mağazalarla fiyat ya da hızlı kargo konusunda yarışması neredeyse imkânsız; ama kürasyon, kişisel öneri, imza günleri ve okuma kulübü gibi büyük mağazanın asla veremeyeceği şeyleri sunabiliyor. Sorun genelde bu güçlü yanların sitede hiç görünmemesi. Aşağıdaki beş başlık, bağımsız kitapçıların sitesinde en sık karşılaşılan eksiklikleri sırasıyla ele alıyor.
1. Kitabın stokta olup olmadığını öğrenmenin tek yolu dükkana gitmek
Büyük online mağazalarda bir kitabın stok durumu, baskı bilgisi ve tahmini teslim tarihi tek ekranda görünüyor. Bağımsız kitapçıda bu bilgiye ulaşmanın tek yolu genelde telefon açmak ya da doğrudan dükkana gitmektir; okurun büyük kısmı bu ekstra adımı atmak yerine zaten açık olan sekmeden siparişini tamamlıyor.
Bunu nasıl anlarsınız: Sitenizde bir arama kutusu var mı, varsa yazdığınız kitap adı bir sonuç getiriyor mu, "stokta" ya da "tükendi" gibi bir bilgi görünüyor mu, kontrol edin. Böyle bir alan hiç yoksa, sitenizin okur için yalnızca bir adres ve telefon rehberinden ibaret olduğunu, bir mağaza gibi işlemediğini kabul etmeniz gerekiyor.
Nasıl düzeltirsiniz: Kitap adı, yazar ya da ISBN ile arama yapılabilen, güncel stok bilgisini gösteren ve "Rezerve Et, Gel Al" ya da doğrudan sipariş seçeneği sunan bir online mağaza kurmak, okurun kararını dükkanınıza yönlendirir. E-ticaret sitesi yazılımı hizmeti kapsamında kitapçılar için bu tür stok sorgulamalı, düzenli güncellenebilir kataloglar kuruyoruz.
2. Sitede kürasyon yok, kitaplar rastgele bir listede duruyor
Bir bağımsız kitapçının en büyük avantajı, kitap seçiminin özenle yapılmış olmasıdır; "bu ay okuduklarımız", "personelin önerdikleri", "az bilinen ama değerli" gibi kürasyonlu listeler, büyük mağazanın algoritmik önerilerinden çok daha güven verici. Bu kürasyon sadece dükkanın içindeki raf düzeninde kalıp sitede hiç görünmüyorsa, okur bu farkın farkına bile varamıyor.
Bunu nasıl anlarsınız: Sitenizde "Önerilerimiz", "Bu Ay Okuduklarımız" ya da benzer bir bölüm var mı, yoksa tüm kitaplar tek bir alfabetik ya da kategori listesinde mi duruyor, bakın. Kürasyon içeriği yoksa, sitenizin online mağazadan tek farkı küçük olması oluyor; bu da rekabette bir avantaj değil dezavantaj.
Nasıl düzeltirsiniz: Personelin ya da dükkan sahibinin kısa bir yorumla önerdiği kitapları ayrı bir bölümde, düzenli güncelleyerek yayınlayın. Bu içerik hem okura "burada bir insan var, seçim yapıyor" hissi verir hem de arama motorlarında özgün içerik olarak değerlendirilir; sayfa yapısını kurarken kurumsal web sitesi hizmeti kapsamında bu tür içerik alanlarını ana sayfadan görünür şekilde konumlandırıyoruz.
3. İmza günü ve söyleşi duyuruları sadece Instagram hikayesinde kalıyor
İmza günleri, söyleşiler ve kitap tanıtım etkinlikleri bağımsız kitapçıların en güçlü topluluk araçlarından biri; ama bu duyurular genelde yalnızca Instagram hikayesinde paylaşılıyor, yirmi dört saat sonra kayboluyor. Etkinlikten haberi olmayan ama sitenize bakan bir okur, bu etkinliklerin hiç yapılmadığını düşünüyor.
Bunu nasıl anlarsınız: Sitenizde tarih sırasına göre güncel bir "Etkinlikler" sayfası var mı, son eklenen etkinlik geçen aya mı ait, kontrol edin. Geçmiş birkaç ayın etkinlikleri sitede hiç görünmüyorsa, okurun aklında "bu kitapçıda bir şeyler oluyor mu" sorusu cevapsız kalıyor.
Nasıl düzeltirsiniz: Güncel bir etkinlik takvimi oluşturup her imza günü, söyleşi ya da okuma etkinliğini tarih, saat ve konuk bilgisiyle siteye ekleyin; sosyal medyadaki duyuruyu bu sayfaya yönlendiren bir bağlantıyla destekleyin. Etkinlik duyurularını hem sitede hem sosyal medyada tutarlı bir takvimle yürütmek isterseniz sosyal medya danışmanlığı hizmeti bu süreci düzenli hale getiriyor.
4. Okuma kulübü ya da düzenli müşteri topluluğu hiç görünmüyor
Pek çok bağımsız kitapçının sadık bir okuma kulübü ya da düzenli buluşan bir müşteri grubu vardır; bu topluluk, dükkanın en güçlü tekrar eden geliri ve en sadık kesimidir. Ama bu topluluk sadece dükkan içindeki sohbetlerle sınırlı kalıp sitede hiçbir iz bırakmıyorsa, yeni bir okurun bu topluluğa nasıl katılacağını bilmesi mümkün değil.
Bunu nasıl anlarsınız: Sitenizde "Okuma Kulübü" ya da "Topluluk" diye bir bölüm var mı, kaçıncı ayda bir toplandığı, hangi kitabın okunduğu, nasıl katılınacağı yazıyor mu, bakın. Bu bilgi yalnızca mevcut üyelerin bildiği sözlü bir gelenekse, yeni katılım neredeyse hiç olmuyor.
Nasıl düzeltirsiniz: Kulübün ne zaman toplandığını, o ayın kitabını ve katılım şeklini (ücretsiz mi, ön kayıt gerekiyor mu) net bir sayfada anlatın. Kısa bir katılım formu eklemek, yeni okurların dükkana ilk kez sadece bu davetle gelmesini sağlayabilir.
5. Sipariş, kapıda ödeme ve gel-al seçenekleri belirsiz
Online mağazadan alışverişe alışmış bir okur, sipariş verdikten sonra ne olacağını net bilmek ister: kargo mu gelecek, dükkandan mı alacak, kapıda ödeme var mı. Bu adımlar sitede açıkça yazmıyorsa, okur siparişi tamamlamadan vazgeçiyor, çünkü belirsizlik online alışverişte en büyük terk sebebidir.
Bunu nasıl anlarsınız: Sipariş sürecini baştan sona kendiniz deneyin; ödeme seçenekleri, kargo süresi ve "dükkandan teslim al" seçeneği net bir şekilde görünüyor mu, kontrol edin. Bu bilgiler ancak sepete gidildiğinde ortaya çıkıyorsa, çoğu okur o noktaya gelmeden ayrılmış olur.
Nasıl düzeltirsiniz: Kargo, kapıda ödeme ve dükkandan teslim alma seçeneklerini ürün sayfasında, sepete eklemeden önce net şekilde gösterin. Yerel müşteriler için "bugün rezerve et, yarın gel al" gibi bir seçenek sunmak, bağımsız kitapçının online mağazaya karşı en somut avantajlarından biri haline geliyor; bu akışı kurarken e-ticaret sitesi yazılımı hizmeti kapsamında yerel teslimat seçeneklerini de sisteme dahil ediyoruz.
Şimdi ne yapmalısınız
Yukarıdaki beş maddeyi kendi sitenizle karşılaştırdığınızda muhtemelen birden fazlasının sizi tarif ettiğini fark ettiniz; bu normaldir, çünkü çoğu bağımsız kitapçının sitesi dükkan açıldığında bir kere hazırlanıp bir daha ciddi şekilde ele alınmıyor. Önemli olan hepsini aynı anda çözmeye çalışmamak, okuru en çok kaybettiren maddeden başlamak.
Mevcut sitenizi birlikte inceleyip stok, kürasyon ve etkinlik tarafında hangi eksiğin sizi en çok etkilediğini tespit edebiliriz. Stok sorgulamalı katalog, kürasyon içerikleri ve etkinlik takvimini birlikte kuruyoruz; isterseniz bugün bir teklif isteyerek başlayabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Küçük bir kitapçı için online mağaza kurmak gerçekten mantıklı mı?
Evet, çünkü amaç büyük online mağazayla ürün sayısında yarışmak değil, mevcut müşterinin stok bilgisine ulaşıp sizden sipariş vermesini kolaylaştırmak. Basit bir arama ve rezervasyon sistemi bile, telefonla sorması gereken müşterinin sizde alışveriş yapmasını sağlayabiliyor.
Kürasyon içeriği hazırlamak çok zaman alır mı?
Ayda birkaç kitap için kısa birer paragraf yazmak yeterli; önemli olan düzenli ve güncel tutulması. Bu içerik hem okura değer katıyor hem de arama motorlarında sitenizin sürekli güncellenen, canlı bir kaynak olarak görülmesini sağlıyor.
Etkinlik takvimini sadece sosyal medyada tutmak neden yeterli değil?
Sosyal medya paylaşımları zamanla akışta kayboluyor ve yeni bir takipçi geçmiş etkinlikleri göremiyor. Sitede kalıcı bir etkinlik sayfası, hem arama motorunda "kitapçı imza günü" gibi aramalarda görünmenizi sağlıyor hem de düzenli müşterilerin takvimi tek yerden takip etmesine imkân veriyor.
Okuma kulübü sayfası açmak yeni müşteri getirir mi?
Doğrudan satıştan çok sadakat ve tekrar ziyaret getiriyor; kulübe katılan okur genelde düzenli olarak dükkana gelmeye ve kitap almaya devam ediyor. Ayrıca kulüp toplantıları, kitapçının sadece satış yapılan değil vakit geçirilen bir yer olduğu algısını güçlendiriyor.